290983e8 1046 456b 9f23 Ab44e7a9a16d 2

Güzel ülkemin yalnızlaşan ve yozlaşan gündeminde bir süre kalemimiz hiçbir yere gitmedi. İçimizden iyi, kötü hiçbir şey yazmak gelmedi. Hadi ben yapamadım siz yapın dedim baktım kimsenin keyfi yok. Ne deseler haklılar. Ama burada olduğumuzu bilin istedim.. Size güzel cümleler getirdim..İz bırakan kitap cümleleri.. Çok güzel başlıklarla buluşmayı çok isteyerek…

şeker portakalı




“daha çok anlat” dedim.

“hoşuna gidiyor mu?”
“çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki
bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”

“bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“gider gibi yaparız.”

(bkz: şeker portakalı)








inspirational illustration
şimdi mollalar ne derse desin, yalnızca bir
günah vardır, tek bir günah. o da hırsızlıktır. onun dışındaki bütün günahlar,
hırsızlığın bir çeşitlemesidir. ne demek istediğimi anlıyor musun?”

**

”bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış
olursun. karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun.
yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. hile yaptığın,
birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. anlıyor musun?”

inside of brain
“insanları neden değiştirmeye çalışıyorsun felice? bu
doğru değil, insanlar ya oldukları gibi kabul edilmeliler ya da oldukları gibi
bırakılmalılar. onlar değiştirilemezler, yalnızca dengeleri bozulabilir”


felice’ye mektuplar/ kafka


“ne sen haklısın ne de ben haklıyım edip abi. galiba
ikimiz de yanıldık. insan hiçbir zaman özgür değil işin aslı. çünkü özgürlük
edip abi, özgürlük aitsizlik değil midir ? oysa en yalnızımız bile toprağa ait,
hadi toprak değilse bile ölüme… öyleyse aitler olan bizler neyiz edip abi ?
senin dediğin gibi biraz ölüyüz, hepsi bu.”

e.o – edip abi’ye notlar



books and birds

“eğer siz vermediyseniz, sizi gözetlediği bu kadar çok
gözü nereden buldu? eğer sizden almadıysa, nasıl oluyor da sizleri dövdüğü bu
kadar çok eli olabiliyor? kentlerinizi çiğnediği ayaklar, sizlerin değilse
bunları nereden almıştır? 

sizin tarafınızdan verilmiş olmasa, üzerinizde
nasıl iktidar olabilir? kulluk etmemeye karar verdiğiniz an özgürsünüz
demektir.”
**


gigi: sana şunu söyleyeyim momo, hayatta en tehlikeli şey, gerçekleşmiş hayallerdir… artık hayal edecek hiçbir şeyim kalmadı.
yalnızlık
kimseyle yarışmıyorum ve ölümsüzlüğe dair düşüncelerim yok. umurumda bile değil. hayatta iken devinmek önemli olan. gün ışığında kapılar açılır ve atlar ışığın içine fırlar ve cokeyler, parlak ipek giysilerinin içinde küçük şeytanlar, zorlayarak, sapına kadar. ihtişam devinimde ve hodri meydan diyebilmektedir. ölümün canı cehenneme. 
her şey bugün, bugün, bugün. evet.
kalabalık içinde yalnızlık
“yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.”
tutunamayanlar

“öyleyse kendini yargılarsın, dedi kral. kendini yargılamak başkasını yargılamaktan daha zordur. kendini iyi yargılamayı başarırsan, gerçek bilgeliğe eriştin demektir.”
küçük prens
woman at bar
iki yüreğim olmalıydı, birincisi duygusuz, ikincisi her dem sevdalı. hangi güzel için atıyorsa ona verirdim ikinciyi, öbürüyle de mutlu yaşardım…(s. 168) 
(bkz: amin maalouf – yolların başlangıcı)
”göğsüne vurdu ve yüreğine şöyle çıkıştı.
-dayan yüreğim, daha kötüsüne dayanmıştın.”
eflatun – devlet

” o aşk ki, sevgiliden iyilik gördüğünde artmayacak kadar doygun, kötülük gördüğünde de eksilmeyecek kadar sağlamdır.” 

– ben gidiyorum, dedi. ve geri geleceğimi bilmeni istiyorum. seni seviyorum, çünkü…

– hiçbir şey söyleme, diyerek sözünü kesti fatima. insan sevdiği için sever. aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.


ama, gene de yanıtladı delikanlı:


– seni seviyorum, çünkü bir düş gördüm, sonra bir krala rastladım, billuriye sattım, çölü geçtim, kabileler savaşa tutuştular ve bir simyacının oturduğu yeri öğrenmek için bir kuyunun yanına geldim. seni seviyorum, çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı.


Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir